13 Eylül 2006

Emsal Karar


Tüketici haklarından daha önce bahsetmiştim. Ben de bir tüketici olarak yaz başında ilgili mercilere müracaat ettim ve önceki gün neticesini aldım. Karar lehime çıktı. Kısaca konuyu açıklayacak olursak; bankaların çoğu vadesiz hesaplardan her yıl iki takistle "hesap işletim ücreti" veya benzer bir başka ad altında para almakta. Örneğin Akbank bu yıl toplam 38 YTL para kesti hesap sahiplerinden. Tamamen haksız, hukuki, kanuni ve sözleşmeye dayalı hiç bir mesnedi olmaksızın kesiliyor bu para. Rakam küçük de olsa haksız bir kazanç elde ediliyor olması can sıkıcı. Benim hesaptan da kesilince biliçli bir tüketici olarak Tüketici Hakem Heyetine müracaat etmem gerektiğini düşündüm. Neticede haklı görüldüm ve 15 gün içinde itiraz etmezlerse karar kesinleşecek. İtiraz etseler de mahkeme aşamasında da kazanacağımdan emin olduğum bir dava.

Bu kararı buraya eklememin nedeni emsal bir karar olması. Kim bilir kaç kişi aynı halden muzdariptir. En azından bir faydam olur düşüncesi ile paylaşmak istedim.

12 Eylül 2006

Açıklıyorum

Öncelikle ilginize teşekkür ederim.

Nelly ve Gülce’nin kafasına takılan soruları hemen cevaplayalım. Sayma konusunda bir problemimiz yok. İstatistik proğramı her tıklamayı sayıyor. Ancak istatistik proğramı 20.000’inci ziyaretçi filan kişidir diye isim vermiyor. Ben de 20.000’e az kala isimleri yazın ki böylece her tıklamanın kim olduğunu bileyim dedim ve bildim. Çünkü o kişi girdiğinde PC başında idim, bilebilmem rahat oldu.

Peki kim? Ne yazık ki o bir blogcu değil, daha doğrusu blogcuysa da ben bilmiyorum. Anonimus Mehmet 20.000’inci ziyaretçim oldu. Şimdi Mehmet beyden sonra girenler “peki neden hemen açıklamadın, bizi uğraştırdın” diye soracak olurlarsa sadece işin biraz eğlenme kısmı için böyle bir yol tuttum demekten başka verebileceğim bir cevabım yok.

Peki sürpriz ne? Şöyle düşünmüştüm ben, ziyaretçinin durumuna göre bir şeyler hazırlarım diyordum. Mesela bir akşam yemeği, bir buket çiçek, bir dua (mesela Kabe’de Kadir Gecesinde), bir kitap gibi... Şimdi Mehmet bey için düşündüğüm boğazda güzel bir yerde akşam yemeği. Ancak bunun için sevgili Mehmet bey ile haberleşmenin yolunu bulmak zorundayım. Ya da bana mail yazmasını beklemek durumundayım.

Merakla bekleyen ve katılan herkese tekrar teşekkür ediyorum.

11 Eylül 2006

Komik ve Sürpriz

20.000'inci ziyaretçiye az kaldım. Bu ziyaretçime sürprizim olacak. Bunu tespit edebilmem için sizin yardımınıza ihtiyacım var. Şu andan itibaren ziyaret eden arkadaşların bu posta yorum yazarak sadece isimlerini bırakmaları yeterli...

Bir Hadis

Ebu Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Canımı kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, bir adam bir kabrin yanından geçerken kendini o kabrin üzerine atıp, ‘Ah! Keşke şu kabirde yatanın yerinde ben olsaydım’ diye kendini yerden yere vurmadıkça dünya hayatı son bulmayacaktır. O kimse dindarlığı sebebiyle değil, başına gelen belalar yüzünden böyle davranacaktır."

Buhari, Fiten 22; Müslim, Fiten 54

Boğazda Dolunay


Murad Sezer - AP

10 Eylül 2006

İmtihan

Yârin gelir hemîşe cefâsı Nesimi'ye
Sen sanma ki Nesimi'ye yârin atâsı yoh.


Ey rakip! Sanıyor musun ki sevgilinin Nesimi'ye ihsanı yoktur. Bilakis, o cefasını hiç durmadan Nesimi'ye gönderir.

Kulun Allah karşısındaki durumu da tam bu beyitteki gibi değil midir? Allah, kulunu denemek, samimiyetini görmek, derecesini yükseltmek, aşkını kuvvetlendirmek, imanını pekiştirmek için ona cefa gönderebilir. Tıpkı nimetleri ile denediği gibi. "Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur." (27/40)

Fatih'te Akşam Ezanı

Sonunda ben de bulaştım bu video işine. Geçen akşam Fatih Camii'nde eda ettik akşam namazımızı. Makinemin de yanımda olduğunu hatırlayınca sırf kendim için çektim bu görüntüyü, tabiki amatörce. Ve paylaşmak geldi içimden;



Akşam namazı vakitleri için tıklayın.

Haydi Erkekler!

Retroseksüel, metroseksüel derken şimdi de überseksüel çıktı. Dünyada bir çok erkeğin çizgisini 45 yaşındaki bir kadın belirliyor. Bakın erkeğin yeni çizgisi ne olmalıymış; “Metroseksüeller kendi görünüşleri ve yaşam biçimlerine saplanıp kalmıştı. Überseksüel erkek eski tarz maço heteroseksüelliğe geri dönüyor. Kendine güvenli, erkeksi duruşunu koruyan, iyi şarap ve kaliteli puro seven, siyaseten bilinçli, dünyanın gidişatı ile ilgili, kaliteyi önemseyen ve sırdaş olarak erkekleri seçen erkekler”

Hadi hayırlısı, bakalım yeni çizgimize uyum sağlayabilecek miyiz? Yoksa tam uyum sağladığımızda yeni bir çizgi mi ortaya atacak Marian Salzman ablamız?