17 Haziran 2006

Sınav

Son günlerde ÖSS haberlerini sıklıkla görünce 12 yıl önce benim yaşadığım heyecan(!) geliyor aklıma. Mesela İstanbul şartlarında sınava gireceği merkez, evine uzak olanlar sınav gecesi o merekeze yakın bir yerlerde gecelemek istiyorlar, değil mi? Ben ne yapmıştım? Dağda gecelemiştim. Yolu stabilize olan, elektrik bağlantısı yapılalı henüz 3-5 sene olmuş bir dağda... dağ evinde... Sabah gayet sakin bir şekilde ailecek sınav merkezinin bulunduğu ilçemize indik dağdan... Herkesin ailesi çocukları ile birlikte sınav merkezine akın ediyor. Bana göre çok yanlış bir adet bu, çocuğu baskı altına almaktan başka bir şey değil ve sağolsunlar benim ailem bana bunu yapmadı. Arabayı bana verdiler ve tek başıma sınava gittim. Peki yanımda ne vardı? 2. bir kalemim yoktu mesela. 1 adet kalem, 1 adet silgi ve 1 adet kalemtıraş... Su yoktu, çikolata da yoktu.

Sınavda ne yaptım? Bir defa süre fazla gelmişti, bunu iyi hatırlıyorum. Hatta sorulara hangi cevapları yazmışsam şıkları tek tek bir kağıda not almıştım, süre bolluğundan. Yaptığım toplam 20 matematik netinden yaklaşık yarısını son gece dağ evinde baktığım matematik konularından yaptığımı biliyorum. Hani son gece çalışmayın derler ya...

Hülasa, lise son sınıf öğrencilerinin stresini bende göremeyip konuya asılmadığımı düşünen, dersaneye gitmediğim için bana kızan okul müdürümüz sınav sonucumu öğrendiğinde tatile gittiği memleketinden bana teşekkür mesajı göndermişti.

Allah asıl sınavımda da bu rahatlığı, kolaylığı ve neticeyi versin inşallah.

Not: Fotoğrafın da benim için ayrı bir yeri ver. Orası bizim 1. sınıfı okuduğumuz amfi idi.

16 Haziran 2006

...

İYİLİK YAP DENİZE AT, BALIK BİLMEZSE HALIK* BİLİR.

*Halık Arapça'da خ ile yazılınca 'Yaratan' anlamına gelir, ح ile yazılırsa 'Berber' anlamına gelir. Türkçemizde böyle bir harf ayırımı olmadığından yanlış manalara sebebiyet vermemesi açısından bu izahı yapmak istedim.

15 Haziran 2006

Bilgi

Mesleğimin 5. yılında öğrendim ki (bugün); hiç kimseye, en yakınlarınıza bile olsa bilginizi bedavaya vermeyeceksiniz. Çünkü hukuk en ince detayına kadar a'dan z'ye tüm olabilecek ihtimalleri göz önünde bulundurmayı gerektirir. Bu durumda bedava vereceğiniz bilginin muhatabınızın canını sıkma ihtimali varsa, bırakın söylemeyin, başı ağrıdığında o sizi nasıl olsa bulur (bulmasa da olur, farketmez). Aksi taktirde "felaket tellalcısı" oluyorsunuz.

14 Haziran 2006

Dua

Dua ediyoruz, peki neticesi? Evet, duanın en güzel meyvesi ve en lezzetli ve hemen ortaya çıkan neticesi nedir?

"Dua eden kişi, bilir ve bildirir ki, Birisi var, onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder, onun eli herşeye yetişir ve bu boş hali dünyada o yalnız değil, belki bir Kerim zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve hadsiz düşmanlarını defedebilir bir Zatın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah ve surur duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp, 'Elhamdüllilahi rabbil'alemin' der."

13 Haziran 2006

Amin

"Fânîlere olan aşklar da fânîdir. Elde edilince gücünü kaybeder. Bâkîye olan muhabbet, vuslata yaklaştıkça ziyadeleşir, harâreti artar."

Ya Rab! Sen sevdiğin için sevdim sevdiklerimi...Sen sevdirdiğin için sevdim herşeyi ve herkesi...Sevgi, aşk "SEN" olduğun için, sevgiye aşka muhabbetim...Yanlış sevgilere dalıp SENİ unutturma yarabbi!...
(Hayal) (İzinsiz iktibas için özür dilerim. A.K.)