
Bu tezgah tam 97 yıldır tıkır tıkır çalışıyor. İsteyenlere satılabilir.
Av. Ali Kahya'nın şahsi web günlüğü. Geziler, düşünceler, siyaset, hukuk, aklıma ne gelirse 2005'ten bu yana yazıyorum.
Az sonra kaldığı odanın kapısı çaldı. Alaca karanlıkta yüzü seçilmeyen birinin bir kap yemek getirdiğini gördü. Allah yaptığına bedel akşam rızkını göndermişti kendisine. Şükretti ve geceyi ihya ederek geçirdi.Sabah kalktığında, bu defa kapısında evin zaruri tüm ihtiyaçları için ne gerekiyorsa her şeyin kapısına bir sepet içerisinde bırakılmış olduğunu gördü.(Yaşanmış bir hikaye)
"...Madem rızık mukadderdir ve ihsan ediliyor ve veren de Cenâb-ı Haktır. O hem Rahîm, hem Kerîmdir. Onun rahmetini itham etmek derecesinde ve keremini istihfaf eder bir surette, gayr-ı meşru bir tarzda yüz suyu dökmekle, vicdanını, belki bazı mukaddesâtını rüşvet verip, menhus, bereketsiz bir mal-ı haramı kabul eden düşünsün ki, ne kadar muzaaf bir divaneliktir! ..."
Bu burukluklarla Sultançiftliği’nde oturan teyzesinin yanına gitmek için yola koyuldu. Teyze durumdan haberdar olduğundan Adil’in geleceğine hazırdı. Birkaç gün burada kaldıktan sonra Adil sebze-meyve halinde çalışan köylülerini buldu ve onların yanında çalışmaya başladı. Yaptığı iş gerçekten çok zordu. E! gecenin bir vakti kalk ve sebze, meyve yüklü kamyonu boşalt. Gerçekten zor bir işti. Ama Adil de zor şartların genci değil miydi? O yüzden de sesi çıkmıyordu bu duruma.