3 Kasım 2007

Farklı Tüketimler

İnterneti bile tüketiyoruz. Önce mail adreslerimizi aldık. Mektup ve telefon yerine mailleşme yolunu tercih etmeye başladık. Sonra maillerimizi sadece gruplar ve üyeliklerde kullanıp ICQ'ya terfi(!) ettik. Bir dönem iletişim aracımız ICQ oldu. En son MSN keşfedildi. MSN de tüketildi, artık nur topu gibi bir Facebook'umuz oldu. Vatana millete hayırlı olsun deyip kurdaleyi kesen kesene... Son günlerde çok sayıda mail geliyor eş-dosttan. Facebook'a üye olan dostlar, sağolsunlar, beni aradıklarında üye olmadığımı görünce hemen üye olmam için -muhtemelen- önlerine çıkan kutucuğa mailimi yazıp davetiye gönderiyorlar.

Arkadaşlar! En azından şimdilik üye olmayı düşünmüyorum. Ben sizin sesinizi duymak istiyorum, yüzünüzü görmek istiyorum, dokunmak istiyorum, mimiklerinizi tepkilerinizi görmek istiyorum. Boş verin, canlı kalalım, sanal olmayalım. Bu nedenle Facebook davetiyelerinizi şimdilik cevapsız bırakıyorum ama beni anlayışla karşılayacağınızı umuyorum.

İtiraz edenler olabilir; canlı olma-kalma duyurusunu sanaldan yapıyorum diye... Bu yazı konuyu sadece buradan da duyurmak ve interneti de tükettiğimize dikkatleri çekmek içindir. Yoksa ben o dostlarımla görüşüyorum canlı canlı.

13 yorum:

mühendis dedi ki...

harfiyyen katılıyorum yazdıklarınıza, aynı merhalelerden bende geçtim, ama son durağımda MSN oldu, facebookun ne olduğunu öğrenmek bile istemedim, çünkü MSNyi ve e-mail adresini sadece haberleşme aracı olarak kullanıyorum bazende bi selam vermek için, yani cep telefonu gibi, adres defterimde birçok kişi kayıtlı, istersem e-mail (SMS) atıyorum, karşı tarafın hattı açıksa canlı bağlanıyorum. zaten daha fazla vaktim yok bu işler için

Siyah Zambak dedi ki...

öğrenmeyin bence de mühendis bey. size mevcut mail adresleriniz yeter.onlardan kalan az vaktinizde de eşe dosta bir selam verirsiniz artık.facebook da neymiş:)

mehmetabi dedi ki...

Ali Bey doğru bir tesbit katılıyorum size
Bu arada Siyah Zambak ta haklı Mühendis bey ikazlara dikkat:)

hilal dedi ki...

Valla ne diyim, haklısınız...

Ali Kahya dedi ki...

yorumlarınız için teşekkürler.

ryu dedi ki...

yaygın kullanımı, birbirini dürtme (poke), birbirine türlü hediye resimleri gönderme ve çeşitli gruplara (politik, çevreci, dinî, millî, vs) girme şeklinde kendini gösterse de ben facebook'u fotoğraflı bir adres defteri olarak görüyorum, arkadaşını dürtme, dünyayı kurtarma ya da aslî bir iletişim kurma aracı olarak değil. bu anlamda, tanışlarınızı -istedikleri oranda- bulabilmek, ve onları biraz daha iyi tanıyabilmek de fena bir şey değil gibime geliyor. elbette, gerçek bir tanışıklıkla kıyaslamak doğru olmaz.

Ali Kahya dedi ki...

@ryu; farklı bir açıdan bakmışsınız. facebook hakkında doğrusu çok fazla bilgim yok. ama söylediğiniz özelliği de değerlendirilebilecek bir özellik gibi görünüyor ancak ben halen üye olmama direncimi sürdürüyorum :)

محمد سوگلى dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
NeLLy dedi ki...

insanlarla sanal baglantilarimizin olmasinin sesli veya yuzyuze gorusmelerimizi engelledigini dusunmuyorum. hatta kuvvetlendiriyor bile olabilir. hayat gailesi icinde aklimiza gelmeyebilecek kisileri burada gordugumuzde dur telefon acip sesini de duyayim, ozlemisim, bile diyebiliriz.

Ali Kahya dedi ki...

@muhammed sevgili; çok doğru bir noktaya temas etmişsiniz. "bilinçsiz tüketim"...

@nelly; en son yazdığınız ilkokul hatıratınız facebook sayesinde mi oldu yoksa?

NeLLy dedi ki...

fb'a uye olmadan cok once dusunmustum o yaziyi ama tamamlanip postalanmasinda fb etkisi olmustur, dogrudur.

Adsız dedi ki...

Ben de birkaç sene önce üye olmuştum, ne var ne yok diye bakmak için. Eski arkadaşlarınızı bulun diye çıkmıştı ilk zamanlar. Bulmak istediğim insanları bulamadım açıkçası. Ben de kısa bir süre sonra üyeliğimi iptal etmiştim zaten. Bizim gibilere pek uygun bir yer değil sanırım. Ben msn'yi bile kullanmıyorum. Vakit kaybından başka bir şey değil.

Ali Kahya dedi ki...

@kendime yazılar; yazıyı yaklaşık 2 yıl önce yazmışım, o günden bugüne yeni akım windows livelere kaymış görünüyor. bakalım bundan sonra ne çıkacak?