Ana içeriğe atla

Bundan Sonra? (Kararın Anlamı)

1 - Anayasa'nın 84. maddesi gereğince bir milletvekilinin maddede bahsedilen nedenlerden dolayı vekilliğinin düşürülmesi için sadece 276 oy değil, 276 milletvekilinin de meclis genel kurulunda hazır bulunması gerekecek. Anlamı: Bundan böyle hiç bir milletvekilinin milletvekilliği düşürülemeyecek.

2 - Anayasa'nın 87. maddesi gereğince özel ve genel af çıkarmak için meclis toplanmak isterse en az 330 milletvekilimiz meclis genel kurulunda bulunacak. Anlamı: Bundan böyle kolay kolay af çıkmayacak, Rahşan hanım yaşar da meclisten böyle bir karar çıkartmaya kalkışırsa artık ne yazık ki bunu yapabilmesi oldukça güç. Bu bakımdan bu karar çok yerinde oldu diyebiliriz.

3 - Anayasa'nın 94. maddesi gereğince TBMM Başkanı seçilebilmek için ilk turda 367 milletvekili hazır olmak zorunda. Anlamı: Bundan sonra meclise başkan seçilebilmek öyle kolay değil, muhalefet "ben seçime katılmıyorum" dediğinde meclis başkansız kalacak!!!

4 - Anayasa'nın 99. maddesi gereğince Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi için 276 milletvekilimizin mecliste hazır olması gerekiyor. Anlamı: Çok bir anlamı yok, zaten önceden de kolay kolay mümkün değildi.

5 - Anayasa'nın 100. maddesi gereğince Başbakan ve bakanların Yüce Divan'da yargılanabilmeleri için en 276 milletvekili ile toplanması gerekiyor meclisin. Anlamı: Bunun da çok anlamı yok, zaten geleneksel uygulamalarımızda herkes birbirini aklayıp paklıyor, yüce divana filan gerek kalmıyor.

6 - Anayasa'nın 102. madesi gereğince Cumhurbaşkanını seçebilmek için en az 367 milletvekilimizin salonda olması gerekiyor. Anlamı: Çok açık. Cumhurbaşkanı seçebilmek için belki de en uygun durumda bulunan mevcut parlemento bile bunu sağlayamadığına göre bundan sonra meclisin Cumhurbaşkanı seçebilmesi mucize gibi bir şey olur ancak.

7 - Anayasa'nın 105. maddesi gereğince Cumhurbaşkanı vatana ihanet etti diyorsa vekillerimiz, bunun için mecliste 413 kişi ile toplanmaları gerekecek. Anlamı: Bundan sonraki Cumhurbaşkanlarımız rahat olsunlar, 367 kişinin bir araya gelmesi ile seçilebilen bir Cumhurbaşkanına kolay kolay 413 kişi karşı gelemez.

8 - Anayasa'nın 111. maddesi gereğince Bakanlar Kuruluna güven oylaması için yine 276 milletvekilimiz salonda bulunmak zorunda. Anlamı: Bunun da çok anlamı yok, zaten mümkün değil gibiydi.

9 - Anayasa'nın 175. maddesi gereğince milletvekillerimiz artık Anayasayı değiştirmek istediklerinde 330 milletvekili ile bir araya gelmek zorundalar. Anlamı: Artık anayasayı değiştirmek eskisinden çok daha zor olacaktır.
4 yorum

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ümitvar olunuz

Türkiye farkında olmadan farklı bir noktaya doğru adeta sürükleniyor. Sürüklenmek olumsuz bir mana çağrıştırsa da her sürüklenme her zaman kötü değildir. Bazen sahile doğru sürüklenir ya, başıboş kalmış bir deniz aracı, işte o misal... Ben böyle görüyorum. 
İnsanoğlu geçmişi çabuk unutuyor. Hatırlar mısınız, 2000'li yılların ortalarında Türkiye sabah akşam laikliği tartışırdı. Hatta ben o dönem laikliğin yılmaz savunucusu Deniz Baykal'a hayret ederdim. Çünkü siyaseten yanlış bir yol tutmuştu. Ne bileyim, insan değer verdiği bir eşyayı rakibiyle kavga ederken saklar değil mi? Onu kendisine silah yapıp onunla karşındakine saldırmak değer verdiğin eşyanın zarar görmesine neden olur. Bilmiyorum, belki elinde başka saldıracağı silahı kalmamıştı, belki bu yüzden sürekli laiklikle saldırıyordu iktidara. En sonunda ne oldu? Laiklik konuşuluyor mu şimdi?
Yılbaşı gecesi gece kulübünde meydana gelen terör eyleminin bundan 10-15 yıl önce gerçekleştirildiğini düşünün bakalım. Şimdi bile çok …

Tahta Kılıç

Fitne günlerini yaşadığımıza kimsenin şüphesi yoktur eminim. Daha düne kadar el ele kol kola gezen çevreler ne olduysa 2-3 aydır düşman oldular. Bu fitne değilse nedir?
Çok şükür böyle durumlarda bize doğru yolu gösterecek mihenk taşlarımız var. Peygamber Efendimiz'in hayatı ve hemen sonrasında yaşanan fitne hadiseleri örnek alınsa kafi...

Sa'd b. Ebi Vakkas, Abdullah b. Ömer gibi sahabelerin önde gelenleri Cemel Vakası gibi fitne zamanlarında üçüncü yolu tercih etmişler ama aynı zamanda hak bildiklerini de söylemişlerdir. Hz. Ali'nin içtihadında doğru olduğunu belirtmişler fakat savaşa katılmamışlardır. Peygamberimizin "Müslümanlar arasında fitne çıktığı vakit tahtadan bir kılıç edinin" hadisine uygun hareket etmeye çalışmışlardır.

Bu son hadiselerde elbette benim de haklı bulduğum bir taraf var. Camianın yanlış yaptığı kanaatindeyim. Bu düşüncem hükumet üyelerinin yaptıkları iddia edilen yolsuzlukları hoş gördüğüm ve kabul ettiğim anlamına gelmez elbette. İddialar…

Kül Suyu

Önce bir itirafta bulunayım, kadın bloglarına, daha doğru bir ifade ile hobi bloglarına hep hayran olmuşumdur. Sebebi ise basit; aralarında müthiş bir bağ var. Biri diğerinin bloguna yorum yazıyor, diğeri öbürünü mimliyor, takipçi listeleri bir hayli kabarık oluyor, filan.
Biz burada hükumet kurup hükumet indiriyoruz ama en ufak bir hareket gözlemek bile zor.
Bu yüzden bu defa konuyu değiştiriyorum. Konumuz kül suyu ile temizlik. Gözlerimle görmesem inanmaz ve asla paylaşmazdım ama gördüğüm şeye gerçekten inanamadım. Geçenlerde eşim temin ettiği külün suyu ile çoçukların çamaşırlarını yıkadı. Normal şartlarda çamaşırların yıkanması ilgi alanıma girmiyor ancak bu defa sonucu merakla bekledim. Çamaşırlar çocuklara ait olunca haliyle bir hayli lekeliydiler. Nitekim beklediğim sonuç çıkmıştı; lekeler olduğu gibi duruyordu. Eşim operasyonun henüz bitmediğini söyleyince "modern ürünlerle mi?" diye sordum fakat o sadece çamaşırı güneşe serdi. 2 saat sonra lekelerden eser kalmadığı…