17 Ocak 2007

Eskiden

Çok eskiden herhangi bir münasebet olmaksızın insanlar birbirlerini davet ederlerdi. Bizde de olurdu bu, hatırlıyorum. Kadınlı erkekli kalabalık misafirler gelirdi. Yemekler yenir, muhabbetler edilirdi.

Sonraları bu tür davetler Ramazanlara münhasır edilmeye başlandı. Bunu daha iyi hatırlıyorum. Bulunduğumuz yerde gurbeti yaşayan ve zor şartlarda okuyan talebeler, babamın dostları, akrabalar vs. Genelde her biri için ayrı ayrı günlerde davetler yapılırdı. Hep beraber teravihlere gidilirdi. Bir başka gün bir başka sofrada karşılaşırdık aynı kişilerle. Güzel sohbetler edilirdi. Faydalanırdık.

Şimdilerde Ramazan davetleri de azaldı. Yapanlar da artık evlerindeki sıcak ortamı paylaşmaz oldular misafirleriyle. Lüks restoranlarda otellerde yapılmaya başlandı davetler. Davetlerin konukları da değişmeye başladı tabi. Otele üzerinde yamalıklı elbisesi ile Osman Efendiyi çağıramazsın tabi, Ahmet Beyleri çağıracaksın öyle yerlere, adap var usul var, seni mahcup etmemeli misafirin.

Eskiden çat kapı misafirliklere gidilirdi. Giden de gidilen de memnun olurdu bu tür ziyaretlerden. Sonraları haber edilerek gidilmeye başlandı. Telefon açılır, geliyoruz denirdi. Daha sonraları ise haber etmek yetmez oldu, birkaç gün önceden şu gün geleceğiz, müsait misiniz diye sorulmaya başlandı. Karşı taraf müsait olup olmadığını bildirir ona göre gidilir oldu. Şimdilerde ise sadece bayramlarda ve yine haber edilerek sorularak resmiyetle ziyaretler yapılıyor. Geri kalan zamanlarda ise “ailemize zaman ayırmalıyız.”

"Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın." (Hadis-i Şerif)

Yorum Gönder