Cuma Namazından İzlenimler

Hutbelerin sonunda umumiyetle şu ayet okunur; “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Nahl 90) Önceleri sadece arapçası okunurdu. Son 6-7 senedir meali de okunmaya başlandı.

Bunu daha önce ofisimin bulunduğu yerdeki caminin imamı şu şekilde aktarırdı cemaate; “Şüphesiz ki Allah adaletli davranmamızı, iyilik yapmamızı, yakınlara yardım etmemizi emreder. Hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı da men eder. O düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

Şimdiki Cuma’yı eda ettiğim caminin imamı ise şu şekilde aktarıyor; “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutalım diye bize öğüt veriyor.”

Aradaki fark, uzun zaman hocalar aleyhine kullanılan argümanları destekleyen bir fark. Çok mülayim bir hoca efendi idi ama bir türlü bunu ona söyleyememiştim.

İkinci bir izlenim; Sahabeler ön safta yer alabilmek için birbirleri ile yarışırlarmış. Hatta o kadar sıkıştırırlarmış ki birbirilerini giysilerinin omuz kısımlarının yırtıldığı olurmuş. Şimdiki cemaat ne yapıyor? Önde bir kişilik yer boşaldığında kimse oraya geçmiyor. Yanındaki itenler de var, güya ona iltifat etmiş oluyor. Basit konular da olsa bana kalırsa geri planında çok derinlikler bulunan konular bunlar. O yüzden de aklıma geldi, yazdım…
Yorum Gönder