1 Ocak 2007

Hac?

Nerde okuduğumu hatırlamıyorum, Hadis olduğundan da emin değilim ama büyük ihtimalle İmam-ı Gazali'den olabilir, şöyle bir söz hatırlıyorum; "Ahir zamanda hacca gidenler 4 şey için gidecekler, zenginler turist olarak gidecek, fakirler dilenmek için, tüccarlar ticaret için, ulema ise şöhret için."

Cümle tam olarak böyle olmasa da manası bu idi.

Nerden aklıma geldi.
Şu videoyu izleyince düşündüm bunu. Kimseyi parasından dolayı ya da aldığı hizmetten dolayı kıskanıyor değilim. Ancak Allah'ın vakfe için gösterdiği Arafat Dağı'nı paraya göre parsellemek hiç kimsenin haddi ve hakkı değildir. Böyle bir duruma şirketlerin tevessül etmemesi gerektiği gibi Suudi hükümetinin de buna izin vermemesi gerekir. Müslümanların secde edebilecek boşluk bulamadıkları bir kalabalıkta tel örgülerin arkasında ayrı bir dünyada piknik yapar gibi vakfe yapmak da haddi zatında haccın ruhuna aykırıdır.

Tüm hacıların haccını Allah kabul etsin.

31 Aralık 2006

30 Aralık 2006

Bayram(lar)

Hac mı? Bayram mı? Yılbaşı mı? Yoksa... bir başka bayram mı?

Evet, hepsi!

Bayramımız bayram olsun.

28 Aralık 2006

Farklı Blog Tasarımı

Bir yılı bulan blog geçmişimde blogcular üzerinde gözlemlediğim en dikkat çekici konulardan biri blog tasarımlarından çabuk sıkılmaları ve bir an evvel farklı bir tasarıma sahip olmak istemeleri.

Yakından tanıdığım ve çok sevdiğim ve zaman zaman bloguma yorumlarıyla katkıda bulunan Tahir abimiz zor bir işin içine girdi ve bir süredir üzerinde yoğunlaştığı çalışmayı tamamladı. Html kodları ile hazırlanmış klasik bloglarımızın yerine görselliği çok daha derin ve güzel olan flash bir blogumuz olsun diyorsak buyuralım. Güzelliklerini benim kıt teknik bilgilerimle burada aktarıp da eksiltmektense bizzat ziyaret edip incelemek daha iyi olacaktır. Sadece bir örnek verecek olursam her ziyaretçi blogun görünüşünü kendi ayarlayabiliyor.

Farklılığı seviyorum diyenlerdensek bu çalışma tam bize göre.

24 Aralık 2006

Çeşm-i Cihan

Küçük sade şirin bir kıyı şehri Amasra. Teleffuzunda genelde Amasya ile karıştırılan fakat aslında Bartın ilimizin tatlı bir ilçesi. Karadeniz’in klasikleri olan yeşil ve mavinin üstüne bir de Amasra’nın kendine mahsus tarihi havası eklenince bu şehir güzel bir hafta sonu için gerçekten iyi bir tercih oluyor. İstanbul’un karmaşasından Ankara’nın monotonluğundan sıkılanların kendilerini rahatça atabilecekleri huzur bulabilecekleri bir yer Amasra.

Adaşım Fatih Sultan’ın “Çeşm-i cihan bu olsa gerek.” İltifatına mazhar bu şehir İstanbul’a 5-6; Ankara’ya 3-4 saat mesafede olması hususan hafta sonları, hassaten de Ankaralılar’ca ziyaret akınına uğranmasını sağlıyor. Tabi günü birlik turlar da bu akına katkıyı ihmal etmiyor. Şehirde fiyatlar turistik bir yer için orta şeker denilebilir. 20 ila 60 ytl arasında pansiyon ve otel olanakları barınma sorununuzu; ortalama 5-10 liraya da lokantalar gıda ihtiyacınızı karşılıyor.

Bana kalırsa Amasra’ya yazın, günü birlik geziler için gelmeli. Bu sayede kalacak uygun yer arama derdinden kurtularak şehrin tadını çıkarmış olursunuz.. Kışın zaten tam bir sukunet şehri. Güzel, güneşli geçen sonbahar ya da kış günlerinde kısa metrajli tatillerinizi geçirebileceğiniz sakin ve şirin bir ilçe. Kısa tatiller diyorum çünkü şehir küçük, özellikle de kışın, sosyal aktiviteler kısıtlı olduğundan çabuk sıkılabilirsiniz.

Tefekkürü ziyade bir seyehat temennisiyle…


Yapmadan Gelme

• Mendirek’in ucuna kadar bir yürüyüş yapmadan.
• Boztepe’ ye çıkıp manzarayı izlemeden
• Tekne turu yapmadan.
• Belediye’nin fırınından sabah erkenden simit alıp deniz kenarında yemeden.
• Hamam kafeye girmeden.
• Hediyelik eşya çarşısını gezmeden gelme…

Fatih İŞGÖREN