20 Ağustos 2006

Köyüm

Dağ eteğinin ovayla birleştiği bir noktada kurulu yeşillikler içinde bir köyümüz var. Ben küçükken yaz aylarında oraya giderdik. Bir konağımız vardı. Köyün tek iki katlı eviydi orası. Bir tarafı ahşaptı, geçmişi belki 100 yıldan fazla olan, bir tarafı ise beton. Önünde her çeşit sebzenin yetiştirildiği bir bahçesi vardı evimizin.

2 hafta önce köyümü görmeye gittim. Artık terkedilmiş bir hali var. Akrabalarımdan pek kimse kalmamış. Kimi artık öbür dünyada, kalanlarsa “şehre” inmişler.

İşte köyümden manzaralar;

Geleni bu cami ile karşılıyor köy. 1980'lerin sonunda tamamlanmıştı. Eski halini özletse de halen huzuru bulabileceğiniz bir cami burası. Dili olsa da konuşsa, ne büyük zatlar geldi geçti benden dese...

Köyde kalan bir kaç yaşlı...

Evden caminin görüntüsü. Yeşillikler arasından ancak minare görünüyordu daha doğrusu.

Bahçemizde uzun bir aradan sonra tekrar sebze yetiştiriliyor.

Kendi kendine oyun çıkarmak isteyen bu çocuğun yalnızlığı bizim köyün yalnızlığına şahitlik ediyordu adeta.

18 Ağustos 2006

Mirac Kandili

20 Ağustosu 21'e bağlayan gece Mirac Kandili. Mirac coğrafyasının içinde bulunduğu vahim durumun düzelmesine ve İslam aleminin birlik ve berabeliğine vesile olur inşallah.



Bu arada kandilimi (ya da gecemi) tebrik etmek isteyenler olursa lütfen mesajla değil arayarak tebrik etsinler, çünkü o gün telefonumu mesaj servisine kapatacağım.

Avukat - 2

Avukatlar uyumaz, aile düzenleri yoktur. Bu nedenle haftanın her gün ve saatinde aramaktan çekinmeyin. kadın veya erkek olsun avukatınızı nereye isterseniz çağırın, gelirler. Gelmezlerse fevkalade ayıp ederler.

16 Ağustos 2006

Yorum Meselesi

Dünyanın en cool 50 web sitesinin seçildiğini yazan haberi okuyunca kesin ilk sırada ben varımdır diye baktım ama beni tespit edememişler daha.

Dün bir arkadaştan mail aldım. "Sana yorum yazmayacağım çünkü sen yazmıyorsun" diyordu. Ben de bunun farkındayım. Bir çok yorum yazan oldu bu blogda şimdiye kadar ama çoğu devam etmedi. Nedeni ise gayet açık, ben yorum yazmadığım için...

Elimden geldiğince günlükleri takip ediyorum. Ancak yorum yazmak sürekli takip etmeyi gerektiriyor. Benimse buna çoğu zaman vaktim olmuyor. Hatta çoğu zaman kendi blogumdaki yorumlara bile cevapları geciktirmek zorunda kalıyorum. Bu yüzden tüm ziyaretçi ve yorumları ile bloguma katkıda bulunan değerli dostlardan beni anlayışla karşılamalarını diliyorum.