27 Mayıs 2006

Medeniyet

The Times gazetesinin, geçen yıl Irak'ın Hadisa kentindeki evleri Amerikan deniz piyadeleri tarafından basılarak bütün ailesi öldürülen 10 yaşındaki İman Hasan ile yapılmış bir röportajından;

"...Çok korkmuştuk, kımıldamaktan bile çekindik. Ben bacağımdan vuruldum. Buna rağmen dört saat süreyle kımıldamaya ve ses çıkartmaya çekindik. Yakınlarım hemen ölmedi. Askerler gittikten sonra onların inleyerek ölümünü seyrettik..."

"Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar." M.Akif

Minik Dualar

Ertuğrul Erkişi’nin kurduğu 9-12 yaş grubundan oluşan ’Minik Dualar’ müzik grubunun bu kadar tutmasının sebebi ne olabilir? En son duyduğum bir habere göre Tarkan’ın albümünden bile çok satan albümlerine Ağustos ayında bir yenisi daha ekleniyormuş.

Aynı zamanda ilahileri ile de meşhur, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, Minik Dualar için, "Çok rahatlıkla çocuklara dinletilebileceğini ve bu çalışmaların pedagojik açıdan olumlu sonuçlar verebileceğini düşünüyorum.” demiş. Bakın birileri de ne demiş grup için; “…terör yanlılarının eylemlerinde çocukları kullanıp duygu sömürüsü yapmasından da hiçbir farkı yoktur benim nezdimde..." "..çocukların o yaşta "yağmur yağıyor seller akıyor" gibi şarkılar söylemeleri gerekirken, böyle kendilerini aşan (ki ergen değillerdir henüz) şarkılar söylemeleri benim içime dokunuyor. bilsem ki kendi istekleriyle söylüyorlar, sesimi çıkartmazdım ama biliyorum ki onlara bu şarkıları söylemesi gerektiğini anlatan birileri var. Biliyorum ki birileri onları bu şarkıları söylemeye yönlendiriyor.

Acaba gerçekten yapılan bir duygu sömürüsü mü? Bundan dolayı mı bu kadar çok tuttu bu grup?

Not: Elktronik posta yolu ile bana ulaşarak ilahileri nereden indirebileceklerini soran arkadaşlar için ufak bir araştırma yaptım. Tüm ilahileri indirmek için lütfen tıklayın.

21 Mayıs 2006

Güzide İnsanımızın Piknik Sefası

Burası İstanbul;


Bir tarafta çocuklar oynarken bir taraftan da çimlerin üzerinde mangalını yakıp ortalığı dumana boğan .....!

Kocaman kamyonu ile koca bir şeridi kapatıp parketmiş, piknik yaptığını düşünen "bir yığın" insan!

Burada yazın her pazar mutlaka kaza olur, çünkü bizim güzide insanımız pikniğini yaparken arabasının da yanıbaşında olmasını istediğinden yakınlardaki geniş alanlara parketmezler araçlarını ve yolları daraltırlar.

Hayat Bir İmtihan

Uzun bir aradan sonra Beyazıt kampusu…

Her noktasında ayrı bir hatıramın olduğu bu bölgede olmak bana her zaman ayrı bir haz veriyor.

Ve yine uzun bir aradan sonra sınav heyecanı yaşamak… Doğrusu heyecan da var mıydı, pek kestiremiyorum. Neticede bir sınav havası vardı ama… Elimde kurşun kalemimle, cebimde sınav giriş kağıdımla da olsa…

Sonra… Yine uzun zamandır rastlamadığım o görüntü… Keşke hiç görmeseydim dediğim… Önümden geçen başı kapalı 3 bayanın başlarını açarak sınava girmeleri…

Bugün LES’e girdim.

Sınav öncesi hayatımın bir bölümü film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Düşündüm; üniversiteye yeni girseydim, neler yapardım? Kafamdan bir anda geçenler;

• Şüphesiz yine Hukuk okurdum.

• Üniversiteyi zamanında bitirebilmek için gayret ederdim. 2 yılımın heba olduğunu düşündüm.

• Çok kişinin heyecanla beklediği yaz mevsimlerinde eve kapanıp bütünleme sınavlarına çalıştığım aklıma geldi. Tatili bu şekilde geçirmek sıkıcıydı. Şimdi olsa daha çok çalışır, bütünlemeye kalmaz ve hayalini kurduğum yerleri gezerdim.

• Hukuk fakültesinde devam mecburiyeti yoktu. O kadar çok vaktimiz oluyordu ki aslında… Dil öğrenmek için tam zamanı idi. Halen geçmiş değil ama eminim o dönem daha rahat olurdu.

• 20’li yaşlarımın sonunda geçirdiğim talihsiz bir dönemi yaşamamak için daha düzenli bir hayat yaşardım (Elbet kader). Spor yapardım, beslenmeme dikkat ederdim.

Evet, bizim literatürümüzde “keşke”nin yeri elbette yoktur ama bu, geçmişten ders alınmak için dile getirlmiş bir keşkeler listesidir.