24 Nisan 2007

Tebrikleri Kabul Ettim!

"Yahu arkadaşlar, beni niye tebrik ediyorsunuz? Ne Cumhurbaşkanı oldum, ne de adayı?" Telefon açıp beni tebrik eden arkadaşlara bunu diyemedim bugün.

Sabah evden ayrılmadan haberlere baktığımda adayın bugün AKP grup toplantısında açıklanabileceğine dair yorumlar vardı. Ancak grup toplantısını izleyemedim. Aynı saatte Bayrampaşa Cezaevinde idim ve üzerimde hiç bir iletişim aracı da yoktu. Aksilikler birbirini izleyecek ya, ben ne kadar acele ediyorsam görüşme o kadar uzadı. O yetmedi, tam cezaevinden çıkıyorken avukatlık kimliğimi ibraz edemedğimden 10-15 dakika daha gecikti çıkışım. Çıkıp da telefonu elime aldığımda 5 tane cevapsız çağrı gördüm. Hepsini tek tek aradım ve hepsi tebrik için aramıştı. Hepsine teşekkür ederim dedim ama bir taraftan da "Tayyip Bey acaba beni mi aday gösterdi, hadi canım mümkün değil" diyordum içten içe. En azından 40 yaşını doldurmamıştım ama o da zor değildi ki, neticede cumhurbaşkanını seçecek meclis ufak bir düzenleme ile cumhurbaşkanı adayları için seçilme yaşını da pekala 30'a indirebilrdi.

Bu duygu ve düşünceler içerisinde elim radyoya gitti ve haber kanallarından birini açtım. Radyoyu açtığımda ufak bir hayal kırıklığı eşliğinde kendi kendime söylendim; "Ali sen de çok safsın yahu, seni cumhurbaşkanı yaparlar mı?" Daha derinlerden bir ses ise; "31+7=39, Ali yine yetmiyor, gelecek seçimde de aday olamıyorsun, Turgut Özal niye 3. senesinde vefat etti ki, 1 sene daha bekleseydi olmaz mıydı? Kim bekleyecek şimdi 14 sene?" diyordu. O sırada çalan telefonla kendime geldim ve tebriklerin sebebini anladım. 2 yıldır öngördüğüm ve iddia ettiğim üzere cumhurbaşkanlığına Abdullah Gül aday olmuştu ve dostlar bunu bildiğim için tebrik ediyorlardı. Hepinize teşekkürlerimi sunuyorum arkadaşlar.

Adaylık mı? Bir başka bahara!
Yorum Gönder