Blog! Blog! Blog!

Bir blog sahibi olmak ne zor bir şey bir bilinse. Pazar sabahı uyanıp da şöyle sıcacık ekmekle kavatlı etmek varken, yüz yüze görüştüğüm, maillerle yazan dostların haklılığı aklına geliveriyor insanın. Neymiş, eskisi gibi güncellemiyormuşum blogumu. Yoksa ilgilenmem gereken bir şeyler mi varmış?

Kolay değil dostlar, bir defa üzerinizde baskı hissettiğiniz anda yazamaz oluyorsunuz zaten. Ayrıca yazarken de dikkatli olmak zorundasınız. Mesela yukarıda “kahvaltı etmek” yazdım ya, biri çıkar “ne ediyorsun sen, kahvaltı edilmez, yapılır” der. Gel yarım saat yorum yaz buna, cevap ver. Çoğunuz blog yazmıyorsunuz, kolay sanıyorsunuz bu işleri.

Diğer taraftan Cenk abi ile başım dertte. Yok damaydı, yok satrançtı… En son bir yorumunda damacıları bana, satranççıları kendine çağırmış. Güya dama satranca göre kolay ya, biz kolaycıymışız. Buradan Cenk abimize sesleniyorum. Buyur online satranç oynayalım, tüm blog camiası da izleyici olarak katılsın. Tabi net alemi böyle bir imkanı sağlayabilmiş midir, bilmiyorum?

Her neyse sevgili dostlar, siz iyisi mi beni birkaç güne bir takip edin. Bu sıralar ilgilenmem gereken başka konular bir hayli fazla. Konuk yazarlarımız da sağolsunlar benim bu halimden haberdar olmakla beraber çok yoğun olduklarından blogla ilgilenemiyorlar. Dolayısı ile blogumu sık sık güncelleyemiyorum. Yeri gelmişken; blogumu özellikle önümüzdeki 2-3 ay boyunca idare edebilecek yeni yazarlar arıyorum. Müracaatlarınızı bu yazıya yorum olarak bırakabilirsiniz. Yorumunuzun yayınlanmasını istemiyorsanız bunu da ufak bir not düşersiniz.

Huzurlu bir Pazar diliyorum.
Yorum Gönder