13 Temmuz 2006

Branşınız?

- Avukatım.
- Branşınız?
- Branş?
- Yani ne avukatısınız?
- ?

Avukatların başına gelen en sık diyaloglardan biridir bu. Nedense illa bir “…. Avukatı” olmanızı bekler insanlar.

- Boşanma avukatıyım, eşleri itina ile boşarım.
- AĞIR ceza avukatıyım, adamı ipten alırım.
- İcra avukatıyım, adamın yanan sobasını bile alır götürürüm.

Değil işte, böyle olmuyor avukatlık ne yazık ki? Dahiliye uzmanı Dr. Filan gibi Boşanma Av. Filan diye bir tabela göremezsiniz hiçbir zaman.

Peki neden?

Hukuk bir bütündür, insan uzuvları gibi parça parça değildir. Örneğin bir tazminat davası kazandınız. Tazminat ödemek zorunda kalan kişinin “dava aleyhime neticelendi, adamın parasını gidip vereyim” demesini mi bekliyoruz? Bu ömür boyunca beklemek anlamına gelir. Ne yapılıyor? Davanızı yürüten vekiliniz bu tazminat kararını icraya koyuyor. Ne oldu? “özür dilerim, ben tazminat avukatıyım, icra işlerinizi gidin bir başka meslektaşıma yaptırın” mı dedi avukat?

Ya da boşandınız.

- Aman avukat bey, bizim nafakayı nasıl alacağız?
- Bilmem ki. Benim branşıma girmiyor. Onu da siz hallediverin artık.

İşte böyle. Bu meslek zordur. Her şeyiyle…
Yorum Gönder