19 Nisan 2006

İstanbul

İstanbul'da yaşayanların % 35'i yaşadıkları bu kentten nefret ediyormuş. Geçtiğimiz günlerde nerede okuduğumu hatırlamadığım bir anketten bu sonuç çıkmıştı. Bu blogda da bir süredir yine amatörce hazırladığım İstanbul'da yaşayıp da kendimizi ne kadar İstanbullu hissettiğimizi sorgulayan bir anket yayınlanıyor. Ankette son durum; katılanların % 59'u "nereli olduğum önemli değil. İstanbulluyum." demiş, % 41'i ise "memleketim de memlektim" sonucunu tercih etmiş.

İstanbul'da yaşayan herkesin kendisini İstanbullu hissetmesi gerekitği kanaatindeyim ben. Elbette memleketimizi özleyeceğiz, bu gayet normal bir hal. Ancak yaşadığımız şehre karşı borçlarımızı yerine getirebilmemiz için o şehri benimsemek zorundayız. Nasıl olsa birgün bu şehirden gideceğim diyerek şehri yok etmenin bir anlamı yok.

İstanbul'dan nefret ediyorum diyenlerin ne diye bu şehirde yaşadıklarını çok merak ediyorum. Eğer dertleri bu şehirdeki iş imkanı ise böyle bir nankörlük düşünemiyorum ben. Hem ekmeğini buradan çıkartıp hem de bu şehirden nefret ediyorum diyemezsiniz.

İstanbul, kendinden nefret eden bu insanların sayesinde yaşanılırlılığını yitiriyor. Önüne gelen istediği yerde çöpünü atıp tükürüyor, neden, çünkü bu şehirden nefret ediyor.

Benim anketim belki çok anlaşılır değildi, "memleketim de memleketim" seçeneğinin bu kadar yüksek çıkmasının nedeni bundan olmuştur diye düşünüyorum. Bu yüzden bu seçeneği işaretleyenleri "İstanbul'dan nefret ediyorum" diyenler sınıfında görmüyorum ben.
Yorum Gönder