Hatıra

Yaz geldi, blogcular geziyor ve gezdikleri yerleri bloglarında fotoğraflarla anlatıyor. Ben gezmedim, işim icabı gittiğim okulumda hatıralarım canlanınca fotoğraf makinam iyiki yanımdaymış dedim ve bastım deklanşöre;

Üniversite=işte bu kapı. Tüm üniversite öğrencisi adaylarının hayalini süsleyen kapı... Ben de o hayali gerçekleştirebilmiş olmanın gururu ile bu kapıdan ilk geçişimi ve ilk sınav sonuçlarının (ya da imtihan neticelerinin) açıklanması ile çıkışımı hatırlıyorum da... Dünya ne ilginç? Okul bile bazen size tokat atabiliyor işte...

Yangın kulesi. İstanbul Üniversitesinin bir başka simgesi. Ve bu arada nihayet çimleştirme(!) furyasından bizim okul da nasibini almış...

Bu yolu çok seviyorum. Dolmabahçe caddesi de buraya benzer, onu da severim, bir de Beşiktaş Ortaköy arası... Bir kaç yer var böyle güzel... Biri de bizim okulda işte...

Okulum...

Ne zaman bir sınav olsa gazete ve televizyonlarda gösterilen amfimiz. Asıl adı Ebu'l Ula Mardin Amfisi olmakla beraber 1. amfi diye adlandırılır. Binden fazla öğrenciyi tek çatı altında toplamak bazı hocaların egosuna yaradığı için bu amfi hukuk öğrencileri tarafından sıklıkla kullanılmak zorunda bırakılmıştır.

Okul yine aynı okul. Kirli duvarlar... İlanlar asılmış, sigara içmeyin de denilmiş ama ben biliyorum o yazı ben mezun olmadan beri orda asılıdır, önünde durup sigara içilmek için asılmıştır o yazı. Hukukçular asidir... Kural dışı hareket etmeyi severler.

Beyazıt Meydanına gelip de Çınar Altında soluk almayanımız yoktur heralde. Mahir Kaynak'ın derin görevine davet edildiği mekan... Yıllarca ben de bekledim orada, acaba silindir şapkalı, siyah güneş gözlüklü, elinde purosu ile bana ne zaman yaklaşıp görev teklif edecek biri diye(!) Bu uzun sakallı ve saçlı adam da ben 12 yılını biliyorum ama eminim çok daha eskiden beri yaz-kış o çınarın dibinde durur.
Yorum Gönder