3 Mart 2006

Sabırtaşı

Bloglarda yoğun olarak yeme içme konusu işlendiğinden benim de aklıma geçen hafta da gittiğim, gittiğim günden beri "bunu da yazayım" dediğim Sabırtaşı Restoranı geldi.

Restoranın sahibini son 10-15 yılda İstanbulda yaşayıp da İstiklal Caddesini turlayan hemen herkes tanır. Yıllarca kravatı, beyaz önlüğü ve sıcak gülümseyişi ile cadde üzerinde açtığı tezgahında içli köfte satan Ali Topçuoğlu amca... Amca diyorum, çünkü onunla artık aramızda samimi bir bağ oluştu. Ben -ki, beni tanıyan arkadaşlar çok iyi bilirler, her yerden yemem içmem- bazı zamanlar sırf onun o tezgahından köfte yemek için İstikalale giderdim. Beni celbeden tabi ki onun o sıcacık gülümseyişi ve üstüne başına, tezgahına verdiği önemdi. İlk cazibe nedenine içli köftesinin muhteşem tadı da eklenince benim vazgeçilmezlerim arasına girdi.

Peki Sabırtaşı nerden geliyordu? Ali amca, Kahramanmaraş'lı ve bir zamanlar oranın itibarlı esnafından biri imiş. Ancak 1988'de iflas ediyor ve İstanbul'a yerleşiyor. bu arada işsizlik yüzünden eşinin yaptığı içli köfteleri satmaya başlıyor ve bu şekilde yıllarca tezgah başında içli köfte ile geçiniyor. Geçinmekten de öte, iflasın neticesinde oluşan borçlarını ödüyor. Sonunda yaklaşık 1,5-2 yıl önce kredi ile İstiklal Caddesinde bu isim altında restoranını açıyor. Aslında çok acı ve çok ibret verici bir hayatı var Ali amcanın. Özel sohbetimizde anlattığı için biliyorum ama o anlattıklarını burada bahsetmemin doğru olmayacağını düşünüyorum. Fakat şundan emin olabilrsiniz ki, hayatı belgesel olarak çekilmesi gereken ender şahıslardan biri o bence.

Bir kaç haberi çıkmıştı, bunları sizlerle paylaşmak için internette ararken başka bir blogda onun içli köftesinin yazıldığını gördüm. O yazı ile bereber Ali amca ile ilgili bir haberi de sizlerle paylaşıyorum. Eğer İstanbul'daysanız ya da yolunuz İstanbul'a düşerse Sabırtaşına mutlaka uğrayın derim. Köfte yerken de Ali amcanın hiç bozulmamış sıcacık üslubu ile kendi hikayesini dinlemeye çalışın.
Yorum Gönder